giritli bahçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
giritli bahçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Temmuz 2017 Salı

Giritli "The Telegraph" Gazetesinden Övgü Almış...

Ünlü "The Telegraph" gazetesinin, -Türkiye konusunda da uzman- turizm ve gurme yazarı Terry Richardson, geçtiğimiz Mart ayında İstanbul'un en iyi lokantaları hakkında bir seçme yapmış ve Giritli Restoran'ı da unutmamış. Çevirisi şöyle:

Giritli
Eski İstanbul'un güney kıyısında Marmara Denizi'ne yakın ve Sultanahmet'ten kolayca yürüyerek ulaşılabilen burası, herşey-dahil meyhane (taverna) stili yemekleriyle, kendinizi şımartmanız için muhtemelen en elverişli ve en iyi yer. Bol bol sundukları Girit usulü mezeleri ağız sulandırıcı. Balık ve deniz ürünleri ağırlıklı sıcak başlangıçları enfes ve ana yemek olan ızgara balıklar mükemmel. Yerel şarap, bira ya da anasonlu rakı fiyata dahil. Tabii gene de istiyorsanız "a la carte" sipariş de verebiliyorsunuz. Sıcak yaz günleri için güzel bir bahçesi olan, eski bir ahşap yapı içinde bulunuyor..."

Thanks a lot Dear Terry!

Haberin orijinali şurada: The Telegraph, March 3, 2017

1 Haziran 2006 Perşembe

Giritli şimdi de “Armada Bahçe”de...

Yaklaşan yaz mevsiminde de gerek Bodrum şubemizde, deniz üzerindeki iskelemizde, gerek İstanbul’da kendinizi biraz Bodrum, biraz da evinizin bahçesinde hissedebileceğiniz mekânlarımızda ağırlayacağız.“Bahçedeki Giritli”i oluştururken, burasının yazın coşkusunu yaşayabileceğiniz ve huzur bulabileceğiniz ama aynı zamanda da “kıpır kıpır bir yer” olmasına özen gösterdik. Sizlere ister gün içindeki bir molada, isterseniz akşamları şehrin çılgın ve tüketici temposundan tamamen uzak, açık havada rahatlamanınızı sağlayıp keyifli yemekler yiyerek dinlenebileceğiniz size ait bir bahçeyi oluşturmaya çalıştık.


Bunu yaparken, birçoğunuzun çocukluğunuzdaki bahçeleri ve o bahçelerdeki keyifli günleri hep anımsadığınızı da düşündük. Bu yüzden de yaz boyunca Pazar günleri “Brunch” düzenlemeye karar verdik. “Brunch” menüsüne, klasik Giritli menüsüne ilaveten, bahçedeki odun ateşli taş fırınımızdan ufak ufak süpriz eklemeler yapıyoruz. Bu da o güne mahsus olarak Girtili klâsiğinin dışına çıktığımız anlamına geliyor.

Fırınımıza belki bir kuzu, belki bir oğlak belki de bir kaz atıyoruz... Kiremitte balık ve hakiki güveç yapiyoruz. Tabii nefis hamur işleri de sizleri bekliyor. Ayrıca güzel ve bereketli memleketimizin bence hakettiği yeri bulamamış yöresel peynir ve zeytin çeşitleri ile kendi yaptığımız reçel ve marmelâtlar, “olmazsa olmaz” otlarımız, “illa ki” zeytinyağlılarımız, pazar günlerinizi renklendirecekler... Kabak çiçeğinden dolma, gelincikle papatyadan yapılmış böreklerin bulunduğu daha neşeli bir sofra olabilir mi? Üstelik az önce bahçemizde oynadığınız tavla partisinin sonunda da “tavlayı rakibinizin koltuk altına” verdiyseniz, değmesinler artık keyfinize...

Dediğim gibi, yazın gelmesiyle soframız daha da şenlendi. Çeşitlerimizi artık ben bile sayamıyorum. “Doğa bugün bize neler vermiş bakalım?” mantığı, ister istemez yazın bereketi karşışında alıp başını gidiyor. Ama gene de ne olursa olsun dünyanın en sağlıklı mutfaklarından sayılan Girit mutfağı sizi hem doyuruyor, hem de kolluyor!

Geçen 8 yıldır, Bodrum, Ankara ve şimdi de Ahırkapı-İstanbul’da kurduğumuz masalarda sizleri hep konuğumuz olarak gördük... "sohbetle-yemek","doğanın verdikleriyle mutfağımızın becerisi", "bizim sunduklarımızla -sizlerin beğenileri","kendinizi evinizde hissetmeniz-bizim bunu hissettirme çabalarımız" bir araya geldikçe “herşey paylaştıkça güzelleşir ve anlam kazanır” yaklaşımı çerçevesinde “GİRİTLİ”nin sadece yemek ve menüyle çerçevesi çizilmiş bir “Restoran” değil, neredeyse bir “Kentliler Kulübü” olmasını sağladı. Bunu hep beraber yarattık ve bu GİRİTLİ ailesinin gurur kaynağı oldu... Hepiniz istediğiniz yerlerde yemek yiyebilirsiniz ama özellikle bizi seçiyorsanız, bizler de bunun değerini bilip, hep “daha fazlasını” “en iyisini” paylaşmak için çalışmayı sürdüreceğiz. Daha uzun yıllar sizlere bizim sofralarımızda sadece yemekleri değil, unutulmaya yüz tutmuş değerlerimizi de sunacağız, paylaşacağız...

Bahçeye bekliyoruz!
Ayşe ŞENSILAY